9 Mart 2014 Pazar

BİR SABAH...

Gregor Samsa bir sabah kalktığında kendisini nasıl hissediyordu bilemem ama ben bu sabah kendimi tam da beş yıl önceki gibi hissederek uyandım.(bkz : yazarlıktan kaynaklanan alışkanlıkla eğlence bloğuna roman gibi başlamak)
Meğer ne kadar uzun zaman olmuş gülerek uyanmayalı,kimseye karşı kin
duymayalı,yepyeni kararlar almayalı,bu kadar güçlü, cesaretli ve özgür hissetmeyeli ne kadar da uzun zaman olmuş gerçekten. Bu sabah kapıdan uğurlarken hastalıklı Ben'i, yeni (daha doğrusu çok eskide kalan)Ben'le oturduk bir sabah kahvesi içip planlar yaptık bundan sonrasıyla ilgili. Fark ettim ki, her Allah'ın günü içtiğim o kahvenin tadı bile bambaşkaymış. Şaşırdım.
Aldığımız kararları uygulamak için acele etmeliydik, malum zaman çok dardı. Bir sabah uyandığımızda sevdiklerimizden biri yanımızda olmayabilir ve bütün hayatımız bir anda altüst olabilirdi mesela.
O yüzden eğer yanına gitmek istiyorsak birinin şimdi gitmeli, aramak istiyorsak şimdi aramalı, sevgimizi göstermek istiyorsak şimdi göstermeliydik.
Acele etmeliydik acele.
Bekleyecek zaman yoktu.
Atılacak bir adım varsa hemen atmalıydık. 

Birlikte uzun uzun hasret giderdik bundan sonraki Ben'le.
_"Neredeydin ? Niye hiç gelmedin bu kadar sene ?" diye sordum.
_"Ben hep buradaydım sadece senin kendine gelip beni bulmanı bekledim" dedi. Meğer ne çok özlemişim O'nu da...

2 yorum: